23 Eylül 2013 Pazartesi

Fransa’nın Bit Pazarları; Braderieler


      Bizim Chambery’de her ayın ikinci cumartesi öğleden sonraları, St Leger meydanında bitpazarı kurulur. Adına da Braderie derler. Eski elbiseler, kitaplar, sandıklar, bisikletler, bardak, çanak, çömlek ve bir sürü ilginç şey bulmanız mümkündür. Dolaşması keyiflidir. Çok kalabalık olmaz; ama insana da hasret bırakmaz.

      Ama çok özel bir şey bulmadıkça oradan alışveriş yapmanızı tavsiye etmiyorum. Benim gördüğüm kadarıyla fiyatlar biraz uçmuş. Sanırsın biti altın kaplayıp, satıyorlar. Ya da hepsi eşi bulunmaz sanat eseri, bilemiyorum eksper değilim. Zaten şu bir yıl içinde bir defa görme fırsatım oldu. Çok da bir şey kaybetmemişim.

      Bu yazıyı asıl hazırlama sebebim; Grandes Braderie. Yılda iki defa, nisan ve eylül aylarının son hafta sonlarına gelecek şekilde büyük bitpazarları kuruluyor. Örneğin bu sene 29 Eylül Pazar günü açılacakmış Chambery’de. Burada görme şansım hiç olmadı. Bu seferkini heyecanla bekliyorum. Birkaç tane diğer şehirlerde gezdim. Onların tarihleri biraz daha değişik; ama aynı dönemlerde yapılıyorlar.

      Eşim gibi alışverişten nefret eden biriyseniz, oradan da nefret edeceğiniz kesin; çünkü tozlu tabaklar, kartpostallar, lambalar, sandalyeler, resimler vs. aklınıza gelebilecek tavan arasına konmuş ve unutulmuş ne varsa hepsi orada. Bir şey almayacak olsam da, eşimin aksine böyle yerlerde gezinmeyi çok severim. Hepsi tarih, yaşanmışlık, kültür ve tabii ki toz kokar. İnsanların geçmişte neler kullandıklarına bakarak, neler yaşadıklarını tahmin etmeye çalışırım. Nereden alınmışlar, kim yapmış, neyle yapmış bunları merak ederim. Ayrıca fiyatları da çok uygundur. HihiJ

      Pazarlığa da açıklar. Kesinlikle pazarlık etmeyi unutmayın. Çekinmeyin. Sayıları bildiğiniz sürece* fazla bir Fransızca’ya da ihtiyacınız yok kanımca. Özellikle gün sonunda tüm kozlarınızı kullanabilirsiniz. Pazarlığın dibine vurun. Bunlar Avrupalı, ayıp olur şimdi, demeyin. Amma dişliymişim ben de yalnız, bildiğim kadarıyla kanımda Kayserililik de yok ama…J Sonuçta çöpe atacaklarına oraya getirmişler, fazla bir kayıpları olmaz yani.

      Grandes Braderie’de sadece ikinci el ıvır zıvır değil, birinci el gıcırlar da vardır. Dükkanlar depolarını boşaltmak için Braderie’leri beklerler. %90’a varan indirimler yaparlar (oh oh!). Eşimin buradan snowboardunu ve snowboard ayakkabılarını yarı fiyatına almışlığı da vardır. Evet, buna rağmen fikri değişmedi. Söylediklerine göre bütün şehir merkezi tezgahlarla kaplanıyormuş. Hem de geceleri de açıkmış. Bana biraz aşırı geldi. Hala inanamıyorum, görmeden de inanamayacağım. 24 saat boyunca yüzlerce insan, soğuk demeden, uyku düşünmeden tezgah başında mı bekliyor, hem de birkaç fazladan euro için. Demek ki sadece birkaç değilmiş, ya da fazladan. Tezgah parası da günlük 40 euro imiş. Gözleme yapan Türk bir teyzeye sormuştum Besançon’da. Bazen çok iyi kazanıyoruz, bazen de tezgah parasını bile çıkaramıyoruz, demişti.
      Çocuk ürünleri için ayrıca kurulan Braderieler varmış. Küçülenleri saklayacaklarına ya da atacaklarına bir iki euroya satıveriyorlar. Hem evde yer açılmış oluyor, hem de yeni kıyafetler için ceplerine 3-5 cent giriyor. Zaten çocuk kıyafeti dediğin nedir ki! En fazla 2-3 ay giyebiliyorlar. Hepsi yepyeni kalıyor yani.

      Gidemiyorum, oraları göremiyorum, diye de çok üzülmeyin. Bunların hiçbiri bir sosyete pazarı etmez. Oradaki sohbet, muhabbet, espriler paha biçilemez. Burada kafasına sutyen geçirmiş kimseyi göremedim henüz, o bize has bir hareket sanırımJ. Sonuç olarak, canım sıkıldığında, moral bulmak için gidebileceğim bir Perşembe pazarı burada yok maalesef. Neyse artısıyla, eksisiyle yaşayıp gidiyoruz işte. En büyük eksiğimiz Perşembe pazarı olsun yani, değil mi?

* https://www.facebook.com/parislikezban adresinden yavaş yavaş, sıkılmadan, Parisli Kezban’la Ufak Ufak Fransızca Dersleri ile bir iki bir şey öğrenmeniz de mümkün.

21 Eylül 2013, Albertville

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Hı hı evet! Hımmm...Devam edin lütfen...hımm..