26 Nisan 2015 Pazar

Bir memlekette Atatürk yoksa; cumhuriyet nasıl kurulur?

     


 Kiraz Zamanı


      Kiraz zamanının yaklaştığı şu günlerde sizi gaza getirmek gibi olmasın; ama Les Chansons Françaises Francophone yani Fransız Şarkıları dersinde harika bir şarkı öğrendik. Aslında işlediğimiz bütün şarkılar muhteşem. Tarihi ve edebi değerlere sahipler. Umarım diğerlerini de sizinle paylaşma olanağını bulurum. Tabii isterseniz:) Stromae'den Papa Ou T'es? yi işlemiyoruz yani:) Ve sizinle paylaşmamanın yazık olacağını düşündüm.

                             

Le Temps des Cerises


Quand nous chanterons, le temps des cerises
Et gai rossignol et merle moqueur
 Seront tous en fête
Les belles auront la folie en tête
Et les amoureux du soleil au coeur
Quand nous chanterons, le temps des cerises
Sifflera bien mieux le merle moqueur

Mais il est bie court le temps des cerises
Où l'on s'en va deux cueillir en rêvant 
Des pendants d'oreilles, 
Cerises d'amour aux robes pareilles 
Tombant sous la feuille en gouttes de sang. 
Mais il est bien court le temps des cerises 
Pendant de corail qu'on cueille en rêvant. 

Quand vous en serez au temps des cerises 
Si vous avez peur des chagrins d'amour 
Evitez les belles! 
Moi qui ne crains pas les peines cruelles 
Je ne vivrai point sans souffrir un jour. 
Quand vous en serez au temps des cerises 
Vous aurez aussi des peines d'amour. 

J'aimerai toujours le temps des cerises 
C'est de ce temps là que je garde au coeur 
Une plaie ouverte. 
Et Dame Fortune en m'étant offerte 
Ne pourra jamais fermer ma douleur, 
J'aimerai toujours le temps des cerises 
Et le souvenir que je garde au coeur. 


Çeviri: Hakiki Parisli Kezban

Kiraz Zamanı

Şarkı söyleyeceğimiz zaman, kiraz zamanı
Ve neşeli bülbül ve alaycı karatavuk
Hepimiz kutlama yapacağız
Güzellerin aklında çılgınlıklar olacak
Ve yüreğinde, güneşe aşıklar
Şarkı söyleyeceğimiz zaman, kiraz zamanı
Alaycı karatavuktan daha iyi fısıldayacak 

Ama kiraz zamanı gerçekten çok kısa
Öyle ki biz hayal kurarken geçip gidecek
Kulağımıza astığımız kiraz küpeler,
Kiraz aşkı aynı elbiselere
Sayfa altına düşen kan damlaları
Ama kiraz zamanı gerçekten çok kısa
Hayal kurarken topladığımız mercan küpeler

Kiraz zamanı geldiğinde
Eğer aşk acısından korkuyorsanız
Güzellerden kaçının
Ben ki; acımasız cezalardan korkmam
Acı çekmeden bir gün bile yaşamayacağım
Kiraz zamanı
Siz de aşk acısı çekeceksiniz

Kiraz zamanını hep seveceğim
Kiraz zamanı öyle bir zaman ki kalbimde taşıdığım
Açık bir yara
Ve Bereket Tanrıçası,  bana sunulsa
Acımı dindiremez
Kiraz zamanını hep seveceğim
Ve hatırasını hep kalbimde taşıyacağım


      Bu çeviri işi gerçekten çok belaymış. Bir daha bu şeye kalkışmayayım bence. Çeviri yapan arkadaşlara buradan selamlar saygılar. Umarım biraz olsun düzgün çevirebilmişimdir ya da en azından bir şeyler anlayabilmişsinizdir. Biliyorum anlaması zor, fiilleri ben de bulamadım:) Eğer siz bulduysanız ya da daha güzel bir çeviri öneriniz varsa her zamanki gibi önerilere açığım. Kendisi çok güzel ve duygulu bir aşk şarkısı olabilir belki; ama öğretmenimizin dediğine göre Fransa'da herkesin tanıdığı ve özellikle solcuların yürekten bildiği bu şarkı o kadar da basit bir hikayeye sahip değil. Belki bu hikayeyle daha iyi anlama olanağına kavuşursunuz.


      1866 da Jean-Baptiste Clément tarafından yazılmış ve Antoine Renard tarafından bestelenmiş. Ama bu şarkı çok sıkı biçimde 1871 la Commune de Paris ile ilişkilendirilmiş. 18 Mart 1871 ve 21 Mayıs 1871 arasında süren ve Semaine Sanglante ile biten bir halk ayaklanması; La Commune de Paris.

Blanche Meydanı Barikatı kadınlar tarafından tutulmuş.

Meclisin halk tarafından eşitçe seçilmesi gerektiğine inananların ayaklanması. 1870 Prusya (o zamanki Almanya diyelim) - Fransa savaşından sonra ki yenilgiye tepki gösterenlerin ayaklanması; bu La Commune de Paris. O zamanın önde gelen entellektüelleri Emile Zola, Guy de Maupassant falan hep karşı çıkıyorlar bu ayak takımına. Victor Hugo ve o zamanlar lafı pek geçmeyen en büyük Fransız yazarlarından Arthur Rimbaud ise halka destek veriyor. O zaman ki Cumhurbaşkanı Adolphe Thiers Versaille da askerleri örgütlüyor ve Paris'teki ayaklanmayı durduruyor. Ama bununla da durmuyor. 

Bir hafta boyunca sokaklarda kimi görse vuruyor bu askerler.  Yani Semaine Sanglante (Kanayan Hafta) gerçekleştiriliyor. Çok büyük bir kıyım yapılıyor. Sayısı tam olarak bilinemese de 15000 ile 30000 arası kişinin öldürüldüğü söyleniyor. Korkunç bir hikaye. İşte Fransa da böyle böyle demokrasiyi buluyor. 

Öle öldüre, hakkını kendi tırnaklarıyla söke söke bir kaç yüz yıl içinde alıyor. Hım biz mi? 

Atatürk, diye biri geliyor. 23 Nisan, diye bir günde halkın seçtiği temsilcilerden oluşan Türkiye Büyük Millet Meclisini kuruyor. Ne tuhaf değil mi? Bir kişi bile Cumhuriyet için tırnağının ucunu bile incitmeden oluveriyor. Sonra da aynı insanlar bugün cumhuriyet için savaşmadıkları için olsa gerek, cumhuriyete karşı savaşıyor. Gerçekten ne tuhaf bir dünya.

Çocuklara adanmış bir günü kutlayan tek ülke; Türkiye'dir.

 Geçmiş 23 Nisan Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nız kutlu olsun!

 26.04.2015, Lyon




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Hı hı evet! Hımmm...Devam edin lütfen...hımm..